Alan Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Alan Seçimi Kişinin İlerde Yapacağı Meslek İle İlgili Yaptığı En Önemli Tercihlerden Biridir.

Alan seçimi için kişinin ilerde yapacağı meslek ile ilgili yaptığı en önemli tercihlerden biri diyebiliriz. Meslek tercihinin ilk basamağı belki de. Bu süreçte bazılarınız kesin ve net kararınızı vermiş olsanız da bazılarınız için kafa karışıklığı yaratan bir konu olduğunu biliyorum. Şuanda bir tercih yaptınız belki ama bu tercihin 12.sınıfta bile değişebileceğini biliyorsunuz ve hatalı bir tercih durumu varsa yol yakınken değiştirmeniz için de böyle bir konuya değinme ihtiyacında bulundum.

Öncelikle yazımı okuyan daha 9. sınıf veya alan seçiminin tam olarak ne olduğunu, ne işe yaradığını bilmeyen arkadaşlar vardır diye kısaca değinmek istiyorum. Lisede 10.sınıfın 2. dönemi karar vermemiz gereken ve 11. ve 12. sınıflarda göreceğiniz derslerin buna göre değişeceği 4 tane alan vardır. Bunlar sayısal (MF), eşit ağırlık (TM), sözel (TS) ve yabancı dil (YD) şeklindedir. Bu alanlar sadece bize 11. ve 12. Sınıfta göreceğimiz derslerin değişmesi konusunda değil aynı zamanda üniversite sınavından sonra tercih edeceğimiz meslekler konusunda da belirleyicidir. Bu alanlar hakkında kısaca bilgi verecek olursam; sayısal alan tercihinde bulunan öğrenciler 11. ve 12. sınıflarda Matematik, Fizik, Kimya ve Biyoloji ağırlıklı derslerden sorumlu olmaktadır. Üniversite sınavının 2. kısmı olan AYT’de de bu derslerle ilgili kısmı yaptıklarında MF puanları hesaplanır ve bu puan da onların tıp, eczacılık, diş hekimliği, mühendislik, mimarlık gibi bölümlere girmesi için gerekli olan puan türüdür. Eşit ağırlık tercihinde bulunan öğrenciler Türkçe/Edebiyat ve Matematik ağırlıklı derslerin yanı sıra Coğrafya ve Tarih derslerinden de sorumlulardır. AYT’de bu derslerle ilgili olan soruları cevaplandırdıklarında TM puanları hesaplanır ve bu puan türü de hukuk, psikoloji, sınıf öğretmenliği, pdr, işletme, ekonomi, kamu yönetimi vb. bölümlere yerleşebilmesi için gerekli olan puan türüdür. Sözel alan tercihinde bulunan öğrenciler Türkçe/Edebiyat ve Sosyal Bilgiler (tarih, coğrafya, psikoloji, felsefe, mantık) derslerinden sorumlu olmaktadır. AYT’ de bu derslerle ilgili olan sorular cevaplandırıldığında TS puan hesaplanır ve bu puan öğrencilerin radyo-sinema-televizyon, reklamcılık, gastronomi, okul öncesi öğretmenliği, Türkçe öğretmenliği gibi bölümlere girmesi için gerekli olan puan türüdür. Son olarak, yabancı dil alanını seçen öğrenciler de yabancı dil ağırlıklı dersleri görmekte ve üniversite sınavında AYT yerine YDT’ye girerek İngilizce öğretmenliği, İngiliz dili ve edebiyatı, mütercim tercümanlık gibi bölümleri tercih edebilmektedir. 

Bu Alanları Öğrendikten Neye Göre Karar Vereceğim?

Bu alanları öğrendikten sonra peki ben neye göre karar vereceğim? Eğer kendinizi tanıyan, ilgi ve yeteneklerinizi bilen bir öğrenciyseniz ve bu kararınızı çoktan vermişseniz çok şanslı olduğunuzu söyleyebilirim. Fakat, hocam benim kafam karışık, neye ilgim var bilmiyorum nasıl bu kararı vereceğim diyorsanız da panik yapmaya gerek yok. Gelin birlikte değerlendirelim… Derslerde olan başarınız o alana olan yatkınlığınızı ölçmek için bir gösterge olabilir, fakat bu göstergenin %100 belirleyici olmadığını da unutmayın. Ne demek istiyorum? Ders başarısı elbette önemli, çünkü bu derslerin içeriklerinden oluşan bir sınavla test edileceksiniz ve o dersi az çabayla da olsa yapabiliyor oluşunuz sizin o derse olan ilginizi gösterebilir. Peki dersler bu kadar önemli mi hocam, ben matematiği yapamıyorum ama mühendis olmak istiyorum makinalarla uğraşmak istiyorum… İşte o kısımda bir tezatlık oluşuyor farkındaysanız. Bu derslerde zorlanıp, o derslerin hem ileride üniversitede karşına çıkacağı hem de meslek hayatında karşına çıkacağı bir alan tercihi yapmak yanlış bir tercih olabilir. Elbette tercih edeceğin alanın bütün derslerinde başarılı olmak zorunda değilsin. Örneğin sayısal seçmişsindir; matematik ve biyoloji senin için kolay dersler olabilir, kimya çalıştığında yapabildiğin, fizik ise oldukça zorlandığın bir ders olabilir. Fakat sayısal alan seçip de en zorlandığın dersler veya en ilgini çekmeyen dersler nelerdir diye sorduğum öğrenciden fizik, matematik, kimya en zorlandığım dersler cevabını alıyorsam orada bir sıkıntı var demektir. Yani öğrenci seçmek istediği alanın birçok dersine ilgi duymayıp veya o derslerde zorlanıp o alana ait bir mesleği olmak istediğinde bende şöyle bir düşünce uyanıyor. “Bu öğrenci bu mesleği gerçekten ilgi duyduğu için mi istiyor yoksa o mesleğe hayran olduğu, o mesleği olmayı arzu ettiği için mi istiyor?” Siz de lütfen kendinize bu soruyu sorun. Diğer taraftan, yukarıda ders başarısı %100 belirleyici değildir dedim farkındaysanız. Çünkü bazı öğrenciler çok çalışmayla birçok derste başarılı olabilirler. Fakat sadece başarılı olmanız sizin o dersi sevdiğiniz anlamına gelmez. Bu durum genelde sayısal derslerde başarılı olup sayısal dışında bir alan tercihi yapmak isteyen öğrencilere verilen tepkiler olarak karşımıza çıkıyor ne yazık ki.

Madem sayısal alan dedik oradan devam edelim. Zaten okullarda sınırlı sayıda öğrencinin sözel ve yabancı dil tercih etmelerinden dolayı bu alanlardan maalesef ki çoğunlukla sınıf açılmadığını biliyorum. Bu sebeple de çoğu öğrencinin sayısal mı seçmeliyim yoksa eşit ağırlık mı ikileminde kaldıklarını biliyorum. Tam da bu noktada toplum baskısı, ön yargılar vb. birçok konudan ötürü doğru tercihte bulunmayan öğrenciler olabiliyor. Eskiden şöyle bir algı vardı; sayısalda daha çok bölüm var, bölümler daha popüler, daha prestijli yani gelecek orada… Artık bu tabulaşmış düşünceleri yıkmamız gerekiyor. Sırf ailenizin beklentisi tıp olduğu için, sırf arkadaşın o alanı seçiyor diye veya o meslek çok popüler diye bir tercih yapmaya kalkarsanız mutlu olamazsınız arkadaşlar. Belki şuanda mutlu olmasam da olur iyi para kazanayım zaten mutlu olurum diyorsunuz. Fakat aslında mutlu olduğun, severek yaptığın işte daha iyi paralar kazandığını göreceksin. İşin maddi beklenti kısmı belki bambaşka bir boyut fakat meslek tercihlerinde öğrencilerin buna çok önem verdiğini biliyorum. Orada da kendinize şunu sorun lütfen “Az para da kazanıyor olsam hala o mesleği seçmek ister miydim?”

Derslere olan ilginin ardından bir diğer değerlendirilmesi gereken ölçüt kişilik ve mizaç özellikleridir. Bu konuyla ilgilenmek isterseniz kişilik tiplerine uygun meslek dallarını içeren bazı ölçekler mevcut (örn. Holland Meslek Tercih Envanteri). Burada kendine şu soruları sormanı öneririm. Benim mizaç özelliklerim neler? Meraklı mıyım? Araştırmayı seviyor muyum? İnsanlarla çalışmaktan hoşlanıyor muyum? Dışa dönük müyüm? vb. sorular size yardımcı olabilir. Mizaç özelliklerim meslek hayatında gerçekten önemli midir sorusunu minik bir örnekle açıklayayım. Eğer siz sosyal, insanlarla birlikte çalışmayı seven, insanlarla iletişim halinde olmayı seven biriyseniz saatler boyu bilgisayar karşısında yazılım yapmak belki sizi sıkabilir. Veya tam tersi daha maddesel ve somut şeyler üzerine çalışmaktan hoşlanan biriyseniz psikolog olmak size göre olmayabilir.

Alan Tercihinde Kararsız Olan Öğrenciler!

Alan tercihinde kararsız olan öğrenciler!  Sizin için en büyük tavsiyem araştırmaktan lütfen çekinmeyin. Hangi meslek ne iş yapar, ne tür çalışma ortamları vardır, ben mezun olduğumda bu mesleğe duyulan ihtiyaç nasıl olur bunları araştırın. Okuyun, izleyin, gözlemleyin ve en önemlisi o mesleğin asıl sahiplerine sorun.  Bunlar o bölümü okuyan kişiler de olabilir, meslek hayatına atılmış kişiler de olabilir. Bazen her şey dışardan göründüğü gibi olmayabilir ve o mesleğin iç yüzünü en iyi o işi yapanlar bilir. O kişilerden tavsiyeler alın. Mümkünse gidin o mesleği ortamında gözlemleyin.

Son olarak; ailenizden, öğretmenlerinizden, sizi iyi tanıdığını düşündüğünüz insanlardan desteklerini isteyin ve düşüncelerini mutlaka alın. Fakat bu düşünceler sizde direkt yönlendirme etkisi yaratmamalı. Sizi daha fazla düşünmeye, düşünerek kendinize en uygun alanı bulmaya itmeli. Sonuçta başkasının değil kendi hayallerini yaşayan biri ol…

Yorum yapın